Bugun...
06-01-2015 19:07:00 büyüt küçült

KİŞİSEL GELİŞİM YOLCULUĞU...

KİŞİSEL GELİŞİM YOLCULUĞU... Kişisel gelişimin en temel noktası, kişinin kendini tanımasıdır. Kişinin kendini tanıması, hangi alanlarda ne durumda bulunduğunu belirlemesi ve eksik olduğunu düşündüğü alanlarda kendini geliştirmeye karar vermesi, kişisel gelişim sürecinin başladığı andır.

Kişisel Gelişimle kazanılan değişim, yaşamın getirdiği değişimden farklıdır. Yaşamsal değişim, kişinin yaşadıkları, olaylar, kişilerle ilişkileri, edindiği deneyimsel bilgilerle etkili değişim sağlar. Bu da kişilerin bilinçsiz değişimine neden olur. Oysaki Kişisel Gelişim bilinçli değişimi gerektirir. Kişiler yeteneklerini, bilgi ve davranışlarını, kişisel meziyetlerini bilinçli seçimlerle belirli bir yöne ve yola programladıklarında meydana gelir. Kişisel Gelişim; kişinin kendisini geliştirmesidir. Başkalarıyla iyi ilişkiler ve iletişim kurmada adımlar atmaktır. İçimizdeki olumsuz düşünce, yargı ve inanç kalıplarını değiştirerek olumlu olan yeni düşünce, yargı ve inanç kalıplarını benimsemektir. İnsanın bulunduğu hal ve durumundan, kendisinin en yüksek potansiyelini ortaya çıkartmasıdır.

 Kişisel gelişim bireyi çok yönlü geliştirmeyi amaçlar. Çünkü insanı sosyal hayatta etkili, verimli, güçlü kılmanın yolu bilgi yapılandırmasıdır. İnsan bunu ancak farklı öğrenmeler gerçekleştirerek yapar. Bu öğrenmeler arasında ilşki kurduğu takdirde yaratıcı düşünme becerisi kazanabilir. İşte kişisel gelişim ile bu amaçlanarak, birey bu potansiyel ve ilişkileri güçlendirip geliştirerek yapılandırmaktadır. Kişisel gelişim ile nitelikleri gelişen birey, artık çevresiyle olan etkileşim ve iletişimde daha gelişkendir. Çünkü insan sosyal bir varlık olduğundan çevresini etkileyebilir veya çevresinden etkilenebilir. Bu etkileşimler çok yönden gelişmiş toplumlar, popülasyonlar meydana getirecek, gelecek nesilleri bilgi üreten, öğrenme ve öğretme süreçlerinde yeni yaklaşımlar geliştiren, dünyada yaşanan değişim ve dönüşüme uyum sağlayan, en önemlisi de sorun çözücü nesiller yetiştirecektir.

 

Bilinç Altınızı Temizleyin...

Benim  kişisel gelişim yolculuğum nasıl başladı? Toplum olarak hepimizin bir kendini ifade etme sorunu var. Benim geçlere söylediğim bir söz vardır.    " Toplum  önünde kendinizi ne kadar  ifade edebiliyorsanız o kadar varsınız." bir cevhersiniz ama kimsenin sizden haberi yok, o zaman sizde yoksunuz.  Ben ifade sorunumun  olduğunu dernek çalışmalarını yürütürken gördüm.  Ve kişisel gelişim eğitimlerine adım attım. Zaten kişisel gelişime yatkın bir altyapım vardı. Daha evvelde nasıl daha iyi baba olabilirim, nasıl çocuklarımı daha iyi yetiştiririm  düşüncesiyle kişisel gelişim kitapları okuyordum. Ben iş hayatımda geldiğim noktaya kendi çabalarımla gayretimle geldim. Babamdan destek almadım  zaten babam Rize'deydi bense İstanbul'da başladım çalışmaya. Tabi bu çalışma yıprattı beni ve buna karşılık bir çok şeye sahip olmama rağmen kendimi  huzursuz hissediyordum.  Başarıyı yakalamış biri olarak,  sonuç  beni tatmin etmiyordu. Ve hep bir gün srt çantamı alıp Himalayalara yolculuk etme hayali kuruyordum.  Peki neden gidecektim? Çünkü öğrendiğim doğrular, birikimlerim beni tatmin etmiyordu. Bende hayata dair yeni öğretiler yeni bir bakış açısı ve sıfırdan yeni bir dünya yaratmak üzere  gitmek istiyordum. Fakat burada aldığım eğitimler bu gitme gereksinimini ortadan kaldırdı. Uzak doğuyu burada yaşadım ve bu on yıllık bir süreçti. On yılın ilk beş, altı yılı oldukça yoğundu.

 İlk olarak Transformal Nefes Eğitimleri aldım, aynı zamanda bu konuda uzman kişilerin kitaplarını okumaya devam ettim. Transformal Nefes Tekniği 35 yıldır Avrupa ve Amerika'da uygulanıyor. Kurucusu Amerikalı Judith Kravitz. Bu teknikle yaptığı şey nefes sistemindeki blokajları açarak, oksijenin vücutta kesintisiz dolaşımını sağlamak. Yapılan araştırmalar yetişkinlerin yüzde 90'ının nefes alma kapasitelerinin sadece yüzde 30'unu kullandıklarını gösteriyor. Bunun sebebi, yaşadığımız fiziksel ve duygusal travmalar sonrasında diyaframımızı her geçen gün daha az kullanmaya başlamamız.

Yapılan terapiler sonrasında kişi gün içerisinde farkında bile olmadan düzenli diyafram nefesi almaya başladığında, artan oksijen miktarıyla birlikte hem bağışıklık sistemi kuvvetleniyor hem de tüm organların sağlıklı çalışma kapasitesi artıyor. Tekniğin uygulanmasıyla kazanılan derin ve tam diyafram nefesi, fiziksel iyileşmenin yanı sıra hücre hafızamızdaki tüm negatif enerjileri temizleyerek zihinsel ve ruhsal bir dönüşüm de gerçekleştiriyor. Bizi engelleyen tüm bu negatif duygu, düşünce, korku ve endişelerden sıyrılmak, doğal olarak stresi ortadan kaldırıyor, kişinin kendisini özgürce ifade edebilmesini, daha cesur adımlar atarak yaşamını yeniden şekillendirebilmesini sağlıyor.

Hepimiz başarmayı isteriz. Bunun için çok çalışırız, günlerce planlar, günlerce uygulamalar yaparız. Ama bazılarımız o son basamağı çıkamayız. Bayrağı kaldıracağımız o son noktaya ulaşamayız. Ve bunun nedenini bir türlü çözemeyiz genellikle şanssızlıkla, kimi zamanda kader diye yorumlarız. Oysa çoğu zaman buna sebep olan bilinç altımızda evvelce yaşadığımız bir travmanın  sonucudur. Bunu çözmeden bu sorunla karşılaşmaya devam ederiz. Halbuki nefes teknikleriyle bilinçaltını temizleyerek bu problemi çözmek belki bir seans belki birkaç seans sürecektir. Amerika'da başkanlığı olan vakfın,  nefes ve yaşam koçluğu eğitimlerinde seksene yakın katılımcıyla sekiz kez bir hafta süren programlara katıldım. Burada gördüm ki ana korkulardan bir anda kurtulmak mümkün . Bu korkulardan kurtulduktan sonra arınma süreci başlıyor. Her ne kadar arınma süreci uzun bir süreçse de sağlıklı birey olma yolunda bir çok sıkıntıdan kurtulacağınızdan hiç şüpheniz olmasın.

Yaşam Koçu Ne Yapar?

 

            Bizim üç hayatımız var birincisi iş hayatımız, ikincisi özel hayatımız diğeri ise aile hayatımız. Biz genelde bunlardan birine odaklanıyor ve diğerlerini ihmal etmenin artı ve eksilerinin neler olabileceğini tahmin edemiyoruz. Biz Karadeniz erkekleri genelde iş hayatına odaklıdır. Çünkü ailesini, kendini  daha iyi hayat şartlarında yaşatmak ister. Fakat iş hayatının kazanımlarıyla yani daha iyi bir ev, daha iyi bir araba daha iyi yaşam şartlarıyla ailesini daha fazla mutlu edemiyor. Çünkü iş hayatı çok daha fazla zamanını alıyor. Aileyi mutlu etmek için onlarla kaliteli zaman geçirmesi gerekiyor. Kaliteli zaman geçirmek için işi işte bırakmak gerekiyor. Evde iletişim halinde olmak gerekiyor, teknolojinin, televizyonun, telefonun, bilgisayarın aldığı zamanı sınırlamak gerekiyor. Zaman içerisinde bende bu hataları yaptım , bu demek değil ki çocuklarım yanlış yetişti, aksine benim çocuklarım çok saygılı ve erdemli insanlardır. Ancak iyi insan olmak demek, özgüvenli huzurlu insan demek değildir. Dolayısıyla bahsettiğimiz bu üç hayatı da dengede tutmak gerekir. Ben aldığım bu eğitimler neticesinde yaşam koçluğu da yapıyorum. Yaşam koçu hayatınızın dengeli, uyumlu, anlamlı olmasına, sizin daha başarılı, doymuş ve mutlu olmanıza, hayattan ne istediğinizi ve  önceliklerinizi belirlemenize, hedefler koymanıza ve hatta bunlara ulaşmanızı engelleyen engelleri görmenize yardımcı olabileceği gibi, kendinizi daha iyi tanımanıza, güvenmenize, yeteneklerinizin gelişmesine, yeni beceriler kazanmanıza, yeni  fırsatlar yaratmanıza da yardımcı olabilirler. Hayallerinize bir anlam katmanızda hayallerinizi hedefe çevirmenizde yol göstericidir. Bu yolculukta  harekete geçmenizi ve arzuladığınız sonuca ulaşmanızı sağlar. Ve bildiğiniz gibi harekete geçen insan yaşadığını hissedecek ve değişimin nimetlerinden faydalanacaktır. Bugünü yaşamayı ve geleceğe inanmayı öğrenecektir. 

 

Tepkisel yaşam diye bir şey vardır. Özellikle bizim Karedeniz'de çok  yaşadığımız bir durum, sonucunun ne olacağını bilmeden bir şeye hemen bir tepki veririz. Ve bu yaşadığımız olay sonrası karşımızdakini kırarız, kendimiz kırılırız, sinirleniriz, mutsuz oluruz.Belki genç yaşlarda bundan çok etkilenmeyiz ama kırk elli yaşlarında bunlardan çok etkileniriz. Sonucunda ise tansiyon hastası oluruz, sürekli gergin süreç şeker hastalığına sebep olur,  kansere kadar giden süreçler başlar. Diyelim ki böyle bir durum yaşadık ve bundan pişmanlık duymaya başladık bu tepkisel yaşamdır. Etkisel yaşam ise örneğin; gergin bir olay yaşadık gerildik , sinirlendik hemen o anda durup tepki vermeden önce olayı değerlendirmek, gerekiyorsa içinden sayı saymak, nefes almak ve nasıl bir tepki vermeliyim ki hem karşımdakini kırmadan hem de kendim üzülmeden bu olayı pozitife çevirmeliyim diye düşünmektir. Tabi bunun için eğitim almak gerekebilir kişisel gelişim eğitimleri bunu için var. Bu gün batı ülkelerinde  bile yoğun şekilde uzak doğu öğretilerine eğilim var. Uzak doğunun o dingin yapısı, kanaatkar yapısı insanları cezbediyor. Ben kişisel gelişim eğitimlerine başlamadan evvel arkadaşlarımla birlikte doğa yürüyüşlerine giderdim, giderken bir poşet ilaç götürürdüm. Şimdi ağrı kesici bile almıyorum diyebilirim. Hatta kendimin şifa yeteneğini bile ortaya çıkarmaya başladım.  Burada esas söylenmesi gereken şeylerden biride kendi hayatımızın sorumluluğunu kendimizin almadığıdır. Biz enerjimizi kendi hayatımız için kullanmayınca başkalarının hayatıyla ilgili kullanıyoruz. Başkalarının sorumluluklarını alıyoruz. Bu çerçevede evlat dahi başka bir bireydir. Bu sağlıklı bir birey olarak kendi hayatımızda alacağımız sorumluluklardan kaçmanın yoludur.Kişi ne kadar başkalarının hayatının sorumluluğunu alıyorsa, bilin ki kendi hayatından o kadar çok  kaçıyordur. Dolayısıyla oradan besleniyor ve kendi hayatının sorumluluklarıyla yüzleşmiyordur. günümüzde dünya bilgi ve iletişim çağını yaşarken sağlıklı birey olmanın yollarına ulaşmaya çalışmak gerekir.. İnsanlar hayatlarında kendi çabalarıyla değişiklik yapmaya karar verdiklerinde, motive olmak, kararlı durmak ve aynı rotada kalmak zaman zaman zor olabilir. Kişiyi geride durmak zorunda bırakan alışkanlıkları kırmak da oldukça zor bir şeydir. Bir koç ile, her attığınız adımda sizi destekleyen ve arkanızda duran, size ilham veren, motive eden, çabalarınızı ölçümleyebilen ve gerçekten istediğiniz şeye doğru odaklanmanızı sağlayarak bu odaktan sapmamanızı sağlayan birine sahip olursunuz.

 

            Bundan sonra  profesyonel manada farkındalık eğitimleri, yaşam koçluğu ve nefes teknikleri  konularını hayatıma uygulamaya devam edeceğim. Benim çalışanlarımın büyük çoğunluğu gençlerden oluşuyor. Özellikle gençleri tercih ediyorum.  Bu donanımımı da bu gençlerin eğitimine yönelik kullanacağım. İdari işleri zaten oğluma hemen hemen tamamen devretmiş durumdayım onun yeterli deneyim ve donanıma sahip olduğunu düşünüyorum. Bu vesile ile farkındalık eğitimleri verebilmek için yeterli zamanım olacak. Bu eğitimleri verirken biraz işimiz ile alakalı teknik konular ile kişisel gelişimi birleştirerek yapmak niyetindeyim . Yaşam koçluğu ve nefes teknikleri konusun da da bireysel olarak danışmanlık yapacağım. Çoğunlukla hayatında belli bir düzen kurmuş bu düzeni keskin çizgilerle korumaya çalışan ancak mutsuz ya da huzursuz insanlar olan Karadenizli hemşerilerime değişimden korkmamalarını bu eğitimleri ya da danışmanlıkları alarak iç huzuru yakalamalarını tavsiye ederim.

AZMİ DELİBALTA


Bu haber 2536 defa okunmuştur.
HABER YORUMLARI


reklam
haber arşivi
ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKETİMİZE KATILIN

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ