Bugun...
20-10-2014 16:34:00 büyüt küçült

İnşaat Sektöründe Yeni Nesil

İnşaat Sektöründe Yeni Nesil Ekşioğlu İnşaat'ın Yönetim Kurulu Üyesi Harun Ekşi Sektörü değerlendirdi..

    Yarattığı katma değer ve istihdam olanaklarıyla ülke ekonomileri için çoğu zaman bir kaldıraç görevini üstlenen İnşaat Sektörü ayrı bir öneme sahiptir. Zira günümüzde 'inşaat', yalnızca çevrenin inşa edilmesini değil, bakım, onarım ve işletilmesine katkıda bulunan faaliyetlerin tümünü içerecek şekilde değerlendirilmektedir. İnşaat üretimi artık yalnızca yapının üretimi olarak algılanmamakta; çevreyle dost, sosyal sorumluluk taşıyan, sosyal yaşama, toplumsal yapıya doğrudan etki eden, saydam ve sürdürülebilir üretim anlamına da gelmektedir.

    Büyük ölçüde ulusal sermayeye dayanan Türkiye İnşaat Sektörü, yüzlerce meslek dalını ilgilendirmesi nedeniyle istihdam ve üretim sürecini önemli ölçüde etkilemektedir. Ulusal ve uluslararası alanlarda büyük bir deneyime ve potansiyele sahip olan sektör, kendisine bağlı 200'den fazla alt sektörü harekete geçirme özelliğiyle 'lokomotif sektör' ve büyük istihdam kaynağı olması özelliğiyle dikkati çekmektedir. bu sebepledir ki biz, inşaat sektörünü her zaman devlete ve millete hizmet etmenin bir şekli olarak görüyor ve vazife ediniyoruz.

 

"Biz, inşaat sektörünü her zaman devlete ve millete hizmet etmenin bir şekli olarak görüyor ve vazife ediniyoruz."

 

 

    Ekşioğlu İnşaat şirketi olarak 1950'ler den günümüze 60 yılı aşkın bir süredir inşaat sektöründe faaliyetlerimiz kesintisiz devam ediyor. 50'li yıllarda  sektörün gelişiminin ardındaki temel etken, kamu altyapı yatırımları idi. İnşaat ve taahhüt sektörünün gelişimi bu dönemde hız kazanırken, Türkiye'nin 1952'de NATO'ya girişi, altyapı yatırımlarını artırıp, firmalara hem yabancılarla çalışıp tecrübe kazanma, hem de düşük maliyetlerle makine parkına sahip olma şansı verdi.

    Söz konusu dönemde sanayi yatırımları daha çok özel sektöre terk edilmiş, toplam yatırımların yaklaşık yarısını teşkil eden kamu yatırımları ise ağırlıklı olarak altyapı yatırımlarından oluşuyordu. Kamu ihalelerini kazanan Türk firmaları, bu alanda edindikleri tecrübeyle daha sonraki yıllarda yurtiçinde ve yurtdışında önemli projelere imza atmaya başladılar.

 

    60 yıldır bu sektörün içinde olan Ekşioğlu inşaat, ülkemizin gereksinimleri ve piyasalar doğrultusunda, Türkiye’nin muhtelif illeri ve çoğunlukla İstanbul’un Anadolu yakasında projeleryaptı ve yapmaya devam ediyor. alile büyüklerimizden  kalan bilgiler ve tecrübeler dahilinde sektörü hiçbir şekilde moloz yığınları gözüyle görmedik. Bu doğrultuda sektörde izlenen genel stratejilerde gelecek nesilleri düşünen, yeşili koruyan bir tutum içinde olduk . Bundan sonra da sektörün büyük ve önemli projelerinin içinde olacağımızı şimdiden öngörüyoruz. Kaldı ki gayrimenkul ve inşaat sektöründe, gelecek 15 yılda doğacak 15 milyonluk konut ihtiyacının 3 trilyon dolarlık ekonomik hacim yaratabileceği düşünülüyor. Türkiye'de ise GSYH'nın yaklaşık yüzde 6'sını oluşturan inşaat ve gayrimenkul sektörünün, ekonomik büyümede itici güç olacağını belirten sektör temsilcileri, önümüzdeki 15 yıl içinde yapılacak yatırımların GSYH'nin iki katına ulaşmasının yanı sıra, Türkiye'nin orta gelir tuzağından çıkmasında da belirleyici olacağına işaret ediyor. Bu arada ticari gayrimenkul pazarında devam eden projelerin yanı sıra, son yıllarda Türkiye de gerçekleştirilen 3. Köprü ve havaalanı, marmaray ve metro hatlarının genişletilmesi gibi mega ölçekli projeler sektörün konut alanındaki dönemsel resesyonları  işçilerin ve iş verenlerin fazla etkilenmeden atlatmalarına sebep olmakla birlikte, sektörü önümüzdeki yılların muhtemel risklerine karşı dirençli kılmakta ve sektörel istikrarı koruma adına amiral gemilerini teşkil etmektedir. Önümüzdeki dönemlerde bu tür mega büyüklükte projelerin artacağına dair oluşan genel kanı, sektörün geleceğine dair bizlere umut vermektedir.

 

     Kentsel dönüşüm çözümlemelerinde  şehirlerimizin ferah, huzurlu yapılandırılmasından, sıkışık yapılaşmanın dar sokakların yerinde çözümlerinden yanayız. Türkiye genelinde yaklaşık 7 milyon binanın elden geçirileceği kentsel dönüşüm süreci de devam ediyor. Şimdiye kadar 20 bin 889 binada 76 bin 608 konut ve 12 bin 261 iş yeri riskli ilan edilirken, bu çerçevede toplam 55 bin 734 bağımsız birimde yıkım çalışması başlatıldı.  Kentsel dönüşüm kapsamında evi yıkılan vatandaşlara, yeni ev almaları ya da tutmaları için kredi ve kira desteği verme uygulaması devam ediyor. Bakanlık, bu yıl 1 milyar liralık kredi sağlayacak. Bankalarla işbirliği halinde verilecek kredi desteğiyle, evi yıkılan vatandaşlara yeni ev almaları için destek olunacak. Ancak kentsel dönüşüm gerçekleşirken daha çevreci, daha planlı şimdinin değil geleceğin yapılarını inşaa etmek gerekiyor.İstanbul da özellikle son dönemlerde yapılan yeşil alan düzenlemelerini, kent anlayışımızı tasarlayan insanların gelişmeleri yönünde yorumluyoruz. Maltepe’deki doldurulan sahil şeridiyle oluşturulan devasa sosyal alan, Ümraniye'de İgdaş hizmet binası yerine yapılan meydan çalışması ve Üsküdar meydanının Avrupa’nın en büyük meydanlarından biri olarak yeniden yapılandırılması adına çalışmalar, yaşanılabilir alanlar adeta dünya çapında dikkat çeken çalışmalardır. Semtlerimize maddi ve manevi değerler katmıştır.

 

 "Kentsel dönüşüm devam ederken tarihi eserlerin korunmasına itina gösterilmeli."

 

    Bu süreçte özellikle diğer bir dikkat çekmek istediğim konu tarihi eserlerimizin korunması ve yenilenmesi meselesi. Malum olduğu üzere İstanbul’un birçok kültüre merkezlik yapmasından ötürü, zeminin hemen altında dahil, milattan öncesine tarihleşen ver her biri farklı medeniyetlere ait milyonlarca tarihi eser mevcuttur. Bilhassa Osmanlı zamanının iskan çalışmalarından günümüze  kalan;  binalar, çeşmeler, camiler muhakkak en hızlı bir biçimde restore ederek topluma kazandırılmalıdır. Bunlar  hem geçmişimizi anlamak açısından hem de geleceğe yönelik yapacağımız yorumlarda bize kadim yol göstericiler olacaktır.

    

     Sektöre büyük etkileri olan iş güvenliği mevzusunda da son yıllarda Pazar ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak yapılan yasal düzenlemeler, inşaat aşamasından karşı karşıya kalınan tehlikeleri bertaraf etmek açısından önemli  yenilikler getiriyor. Uzun yıllardır sektörün her aşamasında bulunmamızdan ve aileden gördüğümüz çalışma prensipleri ışığında, çalışmalarımızla ilişkilerimizi her daim yakın ve samimi tutmuşuzdur. Dededen, babadan kalan çalışanlarımızla yakından ilgilenmiş bir nevi aile olmuşuzdur. Bu yüzden iş güvenliği konusundaki tüm  gelişmeleri yakından takip etmekte ve uygulamalarda en ufak bir tedbirsizliğe mahal vermemekteyiz.

    Gelecek yıllarda ekonomimizin ve teknolojik gelişmelerimizin büyüme hızının artarak gelişmesinin devam etmesini, yurtdışı kaynaklı ortaklıklardan görüyorum. Çünkü farklı kültürler, yeni yapıların ortaya çıkışından ilham kaynağıdır. Rusya ve Ukrayna örnekleri önümüzde. Vizelerin kalkmasıyla defalarca kez katlanan işlem hacmi, ikilinin arasında çıkan sıcak temaslar dolaysıyla Ukrayna tarafındaki  inşaat işlerine sekte vurdu. Sektörün önemli ayaklarından biri olan Libya’yla iç isyandan önce olan sektörel ilişkilerimiz, durumun normalleşmesinden sonra, kısa sürede olması gereken büyüme hızına tekrar ulaşmıştır.

"Türk Müteahhitler Ortadoğu'nun mimarı olacak"

    Büyük işlem hamcı olan Irak’ın  kuzey bölgesiyle olan ilişkilerimizin, Irak’ın genelindeki karışıklılardan fazla etkilenmediğini  görüyoruz. Bununda bölgenin Irak’ın genelindeki yıkıma rağmen, izole bir şekilde korunmasından kaynaklandığını görüyoruz.

     Her başlayan savaşın bir gün son bulacağından yola çıkarak, önümüzdeki yıllarda Irak’ın genelinde ve Suriye’ deki normalleşmelerden sonraki rekonstrüksiyon aşamalarında Türkiye’nin ve Türk müteahhitlerin büyük rol oynamasını kaçınılmaz görüyorum.


Bu haber 2740 defa okunmuştur.
HABER YORUMLARI


haber arşivi
ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKETİMİZE KATILIN

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ