Bugun...
12-01-2015 14:25:00 büyüt küçült

İnşaat Sektörü Evrim Geçirdi...

İnşaat Sektörü Evrim Geçirdi... EKSA GRUP Ekşioğlu kardeşlerden inşaat sektörü analizi

Türkiye son dönemde büyük bir şantiyeye dönmüş durumda. İnşaat sektörünün ülkenin lo­komotif sektörü olması, GSMH içindeki payının %6 civarında ol­ması, inşaat sektörü içinde reka­betin artması, sektörde kullanı­lan ileri teknolojiler, hükümetin kentsel dönüşüm politikaları ne­ticesinde dikkatler bu sektörde toplamaktadır.

İnşaat söktöründeki gelişme­ler bir takım soruları da berabe­rinde gündeme taşımaktadır.

Uluslararası rekabet gücü­müz var mı ? Kullanılan tekno­loji nedir? Bu sektörde kimler var? Ne zamandan beri bu sek- tördeler? Deprem ülkesi olarak yapılara ne kadar güvenebiliriz? Yasalar tüketicilerin haklarını koruyabiliyormu? gibi...

İnşaat sektörü mercek altına alındığında işin içinde bir kaç kuşak bu sektörün içinde olan aileler karşımıza çıkıyor işte bunlardan biri: Ekşioğlu ailesi

EKSA Grup yönetimini oluştu­ran Erdem, Ersin, Erdinç kardeş­ler inşaat sektörünü değerlendir­diler:

“1990 yılından 2002 yılma ka­dar taşeron olarak yer aldığımız sektörde, 2002 yılında Eksa Ek­şioğlu inşaat adı altındamüteah­hitlik şirketimizi kurarak yap-sat sistemine geçtik. 1990 - 2002 yılları aralığında devlet taahhüt işlerinde, toplu konut işlerin­de, alt yapı ve üst yapı işlerin­de, taşeronluk yaptık, buradan edindiğimiz tecrübeyi müteahhit

 

firma olarak özel sektöre taşı­dık. Özellikle İstanbul’un seçkin semtlerinde özellikle Şişli, Bomonti, Üsküdar bölgelerinde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Kentsel dönüşüm alanları bizim için uygun bölgelerdir. Konut olarak 20, 40, 60 dairelik işler bi­tirdik. Kağıthane ve Bomonti bölgelerinde münferit talepler eksenin işmerkezleri inşa ederek teslim ettik.Şu anda Bomonti’de iki şantiyede çalışmaya devam ediyoruz.

Hepinizin bildiği gibi inşa­at sektörü lokomotif sektördür. İnşaat sektörü sekteye uğrarsa, kendisiyle birlikte inşaat sektö­rünün beslendiği bir çok sektör sıkıntıya girer. Sektörde doğru iş yapan firmalar hız kesmiyor. İn­şaat sektörünün geçmişine bak­tığımızda her dört yılda bir düşüş yaşadığını görürsünüz, arz talep dengesi her dört yılda bir bozulur ama bu sektörü fazla etkilemez . 2003 yılından önce sektörde bu günkü gibi kalite gözetilmiyor­du. Sektör ciddi bir evrim geçir­di hem görünüm açısından hem de kullanılan malzeme açısından kaliteli işler yapılıyor.

Ekşioğlu ailesinin sektörde marka olduğu sektörün duayenleri tarafından kabul edilmektedir.Bu aile sektöre çok emek verdi. Yalnızca İstanbul’da 100 bin Ek­şioğlu var. Ağırlıklı olarak inşa­at sektöründe boy gösteriyorlar. Sadece İstanbul’da Ekşioğlu so­yadını taşıyan 500 civarında mü­teahhit var. Ekşioğlulları İnşaat alanındaki ustalıklarını dünyaya da ispatladılar. Afrika’dan Orta Asya’ya kadar çok sayıda ülkede büyük projelere imza atıyorlar. Ekşioğulları’nm inşaat sektö­rüyle girişi , 1900’lerin başında dayanır. O yıllarda İstanbul’a ge­len Ekşioğulları, ailenin kaderini değiştirmiş. Ağırlıkla Rum ve ya Ermeni ustaların piyasada ol­duğu o dönemlerde, bu ustaların yanında çıraklığa başlayan Ekşi- oğulları, kısa bir süre sonra us­talarını bile kıskandıracak kadar yetenekli olduklarını göstermiş­ler. 10 yıl içinde Ekşioğlu ailesi, yaptıkları binalarla adından söz ettirmeye başlamış. O günden bu güne Ekşioğlu ailesi denildiğinde akla ilk olarak inşaat sektörü gelir. Bugün Ekşioğlu dediğiniz zaman ciddi bir güven sağlıyor­sunuz.

Yap-sat iyi fizibilite yapar, iyi lokasyon seçerseniz karlı bir iş­tir. Ayrıca konut edinmek için de yap-sat sistemi güvenilirdir.

Projeden satışların yapıldığı günümüzde insanlar fotoğraftan daire alıyorlar ve karşılaştıkları durumları, sıkıntıları hepimiz biliyoruz. İstanbul’da inşaat sek­töründe bir sıkışıklık yaratılma­ya çalışılıyor. Ancak bizim açı­mızdan problem yok. Biz güzel bir ivme yakaladık ve bunu de­vam ettiriyoruz.

Deprem kuşağında yaşıyoruz, burada müteahhitlere önemli iş­ler düşüyor. Ancak vatandaşında dikkatli olması gerekiyor. Bizim sektörümüzde maalesef herkes müteahhit olabiliyor. Yapılarda deprem riskini minimize etmek birinci öncelik. Bunun için yapı­lan binalarda ehil kişilerin çalış­ması gerekir. Şantiye önce kendi içinde kendini denetleyebilme- lidir. İlgili kurumlarm denetle­mesi elbette gerekli fakat sizin işi bilip işin başında durmanız çok önemli. Bunun için müteah­hit işin ehli olmalı ki iç denetim mekanizmasını kurabilsin. Şir­ket olarak bizim özelliklerimiz­den biride budur. Biz her şeyden önce kendi kendimizi denetleriz.

Denetçi kurumlara iş bırakma­yız. Bizim için can güvenliği ön planda gelir ve kaliteli bir yaşam alanı sunmaya çalışırız.

Yaptığımız işin her zaman arkadısndayız. Can güvenli­ği yalnızca sattığımız binalarda oturacak insanlar için değil, ça­lışanlarımız için de bizde çok önemlidir. Tüm şantiyelerimizde iş güvenliği prosedürlerini harfi­yen uyguladığımız gibi bunların işçiler tarafından uygulanması için özel yaptırımlarımız vardır.

Bu konuda denetçi kurum yetkililerinin de takdirini haliyle alıyoruz.

Kentsel dönüşüm konusun­da bir iki ufak eksikliğin dışında Bakanlığın iyi bir yaklaşım için­de olduğunu düşünüyorum. Biz müteahhitler açısından çok sı­kıntılı bir durum yok. Evini yada gayrimenkulünü kentsel dönü­şüme veren vatandaş da mağdur edilmiyor. Ancak İstanbul gene­linde sistemli bir yapılaşma ek­sikliği söz konusu. Kentsel dönü­şüm eski binaların yıkılıp yerine yeni ve sağlam yapıların inşa edilmesi anlamına gelmemeli .Çevresel faktörler göz önünde bulundurulmalı yaşam alanları ferahlatılmak .

Kentsel dönüşüm ile birlikte modern yaşanabilir şehirlerin de temeli atılmış olmalı.

Ersin - Erdinç- Erdem Ekşi


Bu haber 5250 defa okunmuştur.
HABER YORUMLARI


reklam
haber arşivi
ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKETİMİZE KATILIN

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ